Kitapları

  1. Şeyhlerin Sigortası Kürtler
  2. Yaşayan Fıkıh -1 - 2
  3. Şafii Mezhebine Göre İslam İlmihali
  4. Ahir Zaman Meselelerine Fetvalar - 1 - 2
  5. Kur'an Işığında İnsanın Temel Hak ve Hürriyetleri
  6. Kur'an İlimleri ve Sürelerin Özeti
  7. Kur'an Işığında Dini Anlama Rehberi

İslâm; özgürlük, hak, adalet, eşitlik ve güven dinidir. Bu kapsamda gayrimüslimler, farklı ırklar, farklı cinsiyetler, farklı inanç sahipleri ve farklı seviyedeki tabakalar, birbirinin hak ve hukuklarına saygı duymakla özgürlüğü sağlayabilirler.
Bu meyanda hürriyet, adalet, eşitlik, emniyet gibi temel esasların ışığında beraber yaşama, huzur, mutluluk ve başarı elde edilebilir. Eşitlik giyim-kuşamda, servet biriktirmede, ilmî seviyede yeme-içmede ve diğer sosyal haklarda aranmaz.
Eşitlik yukarıda belirttiğimiz gibi temel hak ve hürriyette aranır. Çünkü bu esaslar fıtridir, bir çaba veya bir bağış sonucu elde edilmemiştir. İnsan için can, kan, ruh, oksijen gıda olan bu esaslar olmayınca insan ancak köle veya beşer olarak yaşama şansına sahip olabilir.
Sahip olduğu hak ve hürriyetleri, yaratıcısından alan insan, bu hakların yerli yerinde kullanılması için de yaratıcısına karşı sorumludur. Bu sorumluluk Kur’an’da çokça hatırlatılmaktadır. Dinimiz İslâm’a göre insan, temel haklara sahip olarak doğar. Bu haklardan yararlanmada hiçbir din, dil, ırk ve zümre ayrımı yapılamaz. Hakların kullanımı adalet ve eşitlik prensibine göredir.

Kitabımızın ana teması “Dini Kur’an ışığında anlamak” tır. Kur’an ekseninde dini anlamamız, anladığımız gibi yaşamamız bizim temel görevimizdir. Kur’an, insanın dünyada ve ahirette huzur ve mutluluğunu esas alan bir kitaptır. Onun getirdiği prensipler insanların ifrat ve tefrit denilen aşırılıklardan uzak, ölçülü ve normal davranışlar içinde canlı, aktif bir hayat sürmelerini hem kendilerine hem de başkalarına yararlı işler yapan değerli varlıklar olmasını esas alır
 
Allah dinde tek belirleyici olan bu Kur’an’la tarihe ve topluma müdahale ederek vahyin ölçüleriyle iman, akıl, şahsiyet, tasavvur ve hayatı yeniden inşa etmeyi hedeflemektedir. Bu Kitap; hak ile batılı ayıran bir Furkan, karanlıklardan aydınlığa çıkaran bir hidayet rehberidir. Hayatımızın her alanında Kur’an’ı kendimize rehber, referans ve çözüm mercii kılmamız şarttır.
 
Kur’an ilahi bir kanun, insanlık için bir hayat nizamı, bir hidayet rehberi, evrensel bir mesaj ve en büyük mucizedir. Kur’an, mezarlıklarda okunan bir kitap değildir.
 
Kur’an insanlara inanma özgürlüğü tanımış, insanların hür iradeleriyle din seçme hakkının olduğunu beyan etmiş ve hiçbir kimseyi zorlamamıştır. (2/256)
 
İbni Kesir, bu ayetten mülhem; hiçbir kimse İslam dinine girmeye zorlanamaz. Çünkü bu din açıktır, delil ve burhanında çok berraktır. Allah hidayet isteyene hidayet verir, göğsünü ona açar ve basiretini aydınlatır. Kur’an, kişinin talepleri ile toplumun istekleri arasında da denge kurar. Bu öyle bir dengedir ki, kimse bir diğerine baskı kuramaz. Böyle olunca da hem fert hem de toplum huzur bulur.

Kur’an genel olarak kolaydan zora doğru bir seyri izlemektedir. Buna içki, faiz ve cihatla ilgili ayetler örnek verilebilir. Kur’an, Allah (cc)’ın yeryüzüne gönderdiği her peygamberin, kendinden önce gelmiş olan peygamberlerin mesajını tasdik ettiğini, onları reddetmek veya dinlerini ortadan kaldırıp yerine kendi dinini kurmak için gelmediğini, ancak kutsal bir miras olarak bıraktıkları görevi tamamlamak için geldiğini tekrar tekrar belirtir. Kur’an, dinde tek belirleyici ve mutlak şari olan Allah’ın tarihe ve topluma müdahale ederek vahyin ölçüleriyle iman, akıl, şahsiyet, tasavvur ve hayatı yeniden inşa etmeyi hedeflediği hak ile batılı ayıran bir furkan, karanlıklardan aydınlığa çıkaran bir hidayet rehberidir. Bu sebeple de Kur’an, dinin belirlenmesinde merkeze alınması gereken temel kaynağımızdır. Şüphesiz ki Kur’an’ın temel gayesi yeryüzünde adil ve ahlaki temellere dayanan ve yaşanılabilen toplumsal bir düzen kurmaktır. Dolayısıyla tamamen insanı hedef alan bu kitap kendisini insanlara yol gösterici olarak tanımlamaktadır. (2/Bakara, 2, 185)

Kur’an ilimleri; ayetlerin nüzul sebebi, Kur’an’ın toplatılması, tertip, tedvin, Mekki veya Medeni oluşu, nasih ve mensuh, muhkem ve müteşabih ve hakiki ile mecaz üçün ile nezair, mücmel ile mufassal gibi konulardır. Bu alanla ile ilgili olarak yeterince eserler yazılmış olduğunu bilen biri olarak bu sahada sırf hizmet gayesiyle bu ilmi çalışmayı yaptım, bu çalışma benim için şeref ve onur vesilesidir. Gayem, insanları tarihin karanlığından aydınlığa çıkaran, mesaj dolu Kitab’ın anlaşılmasıdır.

Okuyucu, öncelikle birinci bölüm: “Kur’an ilimleri” den faydalanmalan ve ikinci bölüm “Sürelerin özeti” Kur’an’ın vermek istediği mesajın özetini anlamalarını sağlamaktır.

Birinci bölüm; “Kur’an ilimleri” Bir nevi konulu tefsir mesabesindedir, İkinci bölüm ise genel olarak Sürelerin içerdiği konu başlıkları, Sûrelerin özeti, nüzul yeri ve ayetlerin nüzul sebepleri gibi konuların izahını içermektedir. Örneğin; nesih ile recme dair açıklama, (Bakara, 2/106).

Şehid ve şehadetin önemine dair açıklama, (Bakara, 2/154)

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd ve sena, Rasülü’ne, temiz ehl-i beytine ashabına salat ve selam olsun. İnsanların medeni toplumda yaşayabilmeleri için toplumdaki ilişkilerin bir düzen içind yürütülmesi ve toplumsal yaşam standartlarını yakalaması zorunlu bir husustur. Çünkü toplumsal yaşam ancak bir düzenle gerçekleşebilir. Bunu sağlamak için belirli prensip ve kurallara ihtiyaç vardır. Toplumun düzenini sağlayan en etkin kural elbette din, iletişşim, görgü, ahlak, nezaket, karşılıklı sevgi-saygı ve hukuklara riayet yer almaktadır bunlar toplumun huzurlu yaşamasının teminatıdır.

Gerek birey gerekse toplumun dengeli yaşaya bilmesi cemiyetin toplumsal, siyasal ve ekonomik yapılarını islam kstasına uygun bina edilmesiyle sağlanabilir. Şayet insanlı için kıstas Kur’an ve sahih sünnet temel alınırsa barış, güven, adalet, eşitlik ve hürriyet sağlanır. Özellikle kadın haklarına gerektiği gibi saygı göstermek ve onun yüce Allah’ın ve Resulüne reva gördüğü yere layık görmek gibi hukuklara riayet etmek gerekir.

İki yüze yakın güvenilir kaynaktan istifade edilerek hazırlanan bu çalışmada din, akaid, ibadet, muamelat, evlenme, boşanma, güncel meseleler, ihtilaflı meseleler ve önemli başka birçok konu, asrın yeni meseleleri de göz önünde alınarak sade bir uslupla okuyucuya aktarılmıştır.

Bugün milyonlarca müntesibi olan ve çok sayıda kaynağa sahip olmasına rağmen Şafii mezhebindeki kaynaklar ne yazık ki şimdiye kadar tercüme edilip halkın istifadesine sunulmamıştır. Bu yüzden yıllardır ihmal edilen Şafiler ancak sınırlı birkaç kaynaktan istifade edebilmişlerdir.

Şafii kaynaklı sağlam delilerle telif edilen elinizdeki bu kitabın, Müslümanların dini meselelerine, özellikle de güncel meselelerine tatmin edici cevaplar vereceğine inanıyoruz…

‘Yaşayan Fıkıh’ adlı kitabımızı, diğer kitabımıza nazaran daha kapsamlı, daha detaylı, daha da zengin kaynaklara ulaşılmış ve tüm mezheplere yayılmış olarak bulacaksınız. Bu kitabımıza yeni meseleler eklenmiş ve yeni kaynaklardan hükümler çıkarılmıştır. Birinci kitabımızdaki konuların tamamı genişletilmiş ve gereken tashihi yapılmıştır. Özelikle muamelat bölümünde ve güncel meseleler dediğimiz konular anlaşılır bir tarzda izah edilmiştir.
Okurumuz takdir edecektir ki ben tercihimi koyarken herhangi bir mezhep taasubuna gitmeden “bu görüş bana göre daha isabetlidir”diye tercihimi koymuşumdur.
Dini konularda fetva alarak yaşamak ibadet sayıldığı kadar bu hususta İslam’a uygun fetva öğretmek de bir o kadar ibadet sayılmaktadır. Özelikle güncel meselelerde Müslümanların kafalarını karıştıran birçok önemli konular gündeme gelmektedir.
Bu konuları uzmanından öğrenip hayata geçirmek her Müslüman’ın temel görevidir.
Müslümanların istifadesine sunduğumuz elinizdeki bu kitabın bir yaşam kitabı olduğundan, hüküm çıkarma konusunda yüzü aşkın kaynağa başvurmam kaçınılmaz olmuştur.